EKOPOTAMYA NETWORK BİLEŞENLERİ DİYARBAKIR’DA TOPLANDI

1375639_603917039673224_1501995921_n

Türkiye, İran, Irak ve Suriye’den baraj yapımına eleştirel yaklaşan gruplar 31 Ekim’de Diyarbakır’da bir araya gelerek Ekopotamya Network’un dördüncü konferansını gerçekleştirdi. Yeni üyelerin katılımının da gerçekleştiği konferansta networkun rutin çalışmalarının yanı sıra Dicle nehri üzerinde yapılması planlanan üç yeni hidro-elektrik santrali de değerlendirildi. Network bileşenlerinin tümüyle karşı çıktığı bu yeni baraj projeleri konferansın sonuç bildirgesinde de ağırlıklı yer buldu.

Bildirgenin Türkçesini aşağıdadır:

4. EKOPOTAMYA NETWORK KONFERANSI SONUÇ BİLDİRGESİ,

31 EKİM 2013, DİYARBAKIR

 

Ekopotamya Network’un dördüncü konferansı 31 Ekim 2013 tarihinde Diyarbakir’da yapıldı

Konferansta, Türkiye, İran, Irak ve Suriye’den gelen katılımcılar buluşup networkun çalışmalarını ve hedeflerini değerlendirdiler.

 

Konferansta, Ilısu barajının ardından Dicle nehrini riske eden yeni bir tehdit üzerinde duruldu. Bu tehdit, Dicle nehri üzerinde kurulması planlanan üç yeni hidro-elektrik santralı ve baraj gölüdür. Bu barajlardan biri Diyarbakır kent merkezine oldukça yakın mesafedeyken, diğer ikisi Dicle ilçesine yakındır.

 

Bilindiği gibi son on yılda Türkiye Cumhuriyeti hükümeti pek çok  yeni baraj ve hidro-elektrik santralı inşa etmeye başladı ve bu santraller farklı bölgelerde ciddi sorunlara ve tepkilere yol açtı. Ilısu barajının yaratacağı olumsuz etkiler ise zaten bilinmektedir. Hem Türkiye hem de Irak’ta binlerce insan Ilısu barajından direkt olarak etkilenecektir ve yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalacaklardır. Bunun yanında, barajlar nedeniyle Dicle nehrinde su kalitesi her geçen gün düşmektedir. Dolayısıyla, küresel ısınma, kirlilik, nehir üzerindeki mevcut barajlar derken, şimdi Dicle nehri üzerinde yapımı planlanan bu yeni barajların tehdidi ile karşı karşıyayız.

 

Bizler, Ekopotamya Network bileşenleri olarak, daha önceki baraj inşaatlarında olduğu gibi, Dicle nehri üzerinde yapımı planlanan bu yeni barajlara da şiddetle karşı çıkıyor ve bu planların uygulanmaması için  çaba göstereceğimizi declare ediyoruz. Mevcut durumda, insanların Dicle nehri üzerine kurulu barajlardan dolayı zaten ciddi sıkıntı yaşadığı göz önüne alındığında, nehir üzerinde yeni barajlar ve hidro-elektrik santralleri inşa etmek demek bir insan hakkı ihlali olduğu gibi doğaya karşı işlenmiş bir suçtur.  Bu nedenle, Türkiye, İran, Irak ve Suriye’de yaşayan insanlar olarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini şiddetle eleştiriyor ve Dicle nehri üzerinde yapılması planlanan bu üç yeni barajın iptal edilmesini istiyoruz.

 

Ekopotamya Network Bileşenleri:

 

IRAK:

1.Green Hand Organisation

2. Hawar Organisation for Supporting Syrian refugees

3. Civil Development Organisation

4. Kurd M.A.D

5. WDTO

6. Green Kurdistan Organisation

7. KYEO

8. Gayandn

9. Kurdistan Youth International Group

10. Nature Iraq

 

İRAN:

1. Alpin Club of Iran

2. Cenesta

3. Kariza

TÜRKİYE:

1.Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi

2.Pasur Doğal Çevreyi Koruma Girişimi)

3.Cilo Doğa Derneği

4. Ekoloji Derneği

5. EKO-JÎN

6. Cizre Kültür Koruma Girişimi

NASA’dan Türkiye için korkutucu açıklama

NASA, Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgede tatlı su kaybının alarm verici düzeyde olduğunu açıkladı.

Radikal Gazetesi/13/02/2013

 

 

 

Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Araştırmaları Merkezi NASA’nın, Amerikan Jeofizik Birliği’nin dergisi “Water Resources Research”de yayımlanacak araştırmasında, Ortadoğu ’da kötü yönetim, yeraltı suyuna artan talep ve 2007 yılındaki kuraklığın etkileri nedeniyle neredeyse Lut Gölü büyüklüğünde tatlı suyun kaybedildiği belirtildi.

Araştırmacılar, Türkiye , Suriye, Irak ve İran ’da Dicle ve Fırat nehirleri havzası boyunca yer alan bölgelerdeki tatlı su rezervlerinin, toplam tatlı su depolarının 144 kilometreküpünü kaybettiğine dikkati çekti.

2003 yılından başlayarak 7 sene boyunca çift uydudan elde edilen verilerin incelendiği araştırmada, bu kaybın yüzde 60′ının, yeraltı sularının pompayla boşaltılmasından, beşte birinin de azalan kar yığınları dahil olmak üzere kuraklığın etkilerinden kaynaklandığı bildirildi. (aa)