Kulp’da HES protestosu

Etkin Haber Ajansı / 27 Mayıs 2012 Pazar, 20:54

DİYARBAKIR- Pasur Doğal Çevreyi Koruma Platformu (PADÇEK), Kulp nehri üzerindeki köprüde oturma eylemi yaparak, nehir üzerine yapılan HES’leri protesto etti.

Turgut Özal Mahallesi’nde toplanan kitle, 4 kilometre yol yürüyerek Kulp çayı üzerindeki köprüye kadar yürüdü, burada 5 dakika oturma eylemi yaptı. Eyleme,

DTK, Diyarbakır Barosu, TMMOB, Eğitim Sen ve SES Diyarbakır şubeleri de destek verdi.

Platform sözcüsü Mekin Kılıç, geçtiğimiz yaz ayından beri sürdürdükleri HES karşıtı mücadelede bugün ilk adımı attıklarını belirterek, “Bundan sonra bu konudaki çalışmalarımız ve çabalarımız büyüyerek devam edecektir” dedi.

Çabalarının geç kaldığının farkında olduklarını söyleyen Kılıç, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bu çabaların ilçemizde HES’ler yapılmadan önce ortaya çıkması gerekirdi. Bu mücadelede Pasur (Kulp) halkına öncülük etme noktasında ortaya çıkan eksikliğin yerel aydın, demokrat, sivil toplumcu, eğitimci, hukukçu ve siyasetçilerin; kısacası bu durumun hepimizin ortak sorumluluğu olduğunu düşünüyor ve platform olarak Pasur (Kulp) halkından özür diliyoruz. HES yapımı sırasında herkes gibi tepkisiz kalıp ses çıkarmayanların, bugün bu tehlikeli sonucu görüp ses çıkaranları ‘o zamanlar nerelerdeydiniz’ diye eleştirenlerin de aynı özeleştiriyi Pasur (Kulp) halkına vermesi gerektiğini düşünüyoruz.”

“HES’lerin enerji üretmek amacıyla yapıldığı, sularımıza ve yaşam alanlarımıza yönelik bu yağmaya uydurulmuş bir kılıftır” diyen Kılıç, planlanan 2 bin HES projesi tamamlandığında bile, enerjinin sadece % 5′ni karşılayacağını belirtti, “Halbuki bugün üretilen elektrik enerjisinin %15′i dağıtım sırasında kaybedilmektedir. Sadece mevcut iletim hatlarına gerekli bakımı yaparak tüm HES’lerin üreteceği toplam enerjinin üç katını tasarruf etmek mümkün” diye konuştu.

PADÇEK Sözcüsü Mekin Kılıç, Pasur ilçe halkının içme suyu şebekesinin %90′a yakını HES barajlarının üzerinde kurulu olduğu Kulp çayından karşılandığına dikkat çekerek, “Biz platform olarak nüfusu 12 bin olan bir ilçe merkezinin içme suyu şebekesinin sağlandığı çay üzerine hidroelektrik santrali kurulmasını kabul edilemez ve bunu anayasal bir suç olarak görüyoruz. Söz konusu iki HES barajının kontrolsüz bir şekilde çalıştırılması sonucu olarak çay suyu kirlenmekte ve kirlenen bu su içme suyu şebekesine karışarak Kulp halkının evlerinde en doğal, en yasal ve en insani hakları olan temiz içme suyundan faydalanma haklarını engellemektedir” dedi.

Kulp-1 barajının yarattığı tahribatın giderilmesi için önlem alınmasını isteyen Kılıç, şirketi Kulp-2 ve Kulp-3 HES projelerini yapmaktan vazgeçmeye çağırdı.

Açıklamanın ardından kitle dağıldı.

Suyu Bile Çok Gördüler

GÖKHAN ERKUŞ

Taraf Gazetesi/07.07.2012

Diyarbakır’ın Kulp İlçesi’nde yapılan HES’ler nedeniyle evlerin musluklarından çamur akarken, derelerde toplu balık ölümleri yaşanıyor.

Kulp, iki derenin arasına kurulmuş 12 bin nüfuslu bir ilçe. 2006 yılında yapımına başlanan Kulp 1 ve Kulp 4 barajlarıyla birlikte ilçede yaşam derinden etkilenmiş durumda. Barajın tuttuğu su yüzünden başta soyu tükenmekte olan Kaya Alabalığı olmak üzere toplu balık ölümleri yaşanıyor. İşletmeci şirket ise biriken hafriyatı, taşıma masrafından kurtulmak adına ilçenin içme suyu kaynağı Kulp deresine boşaltıyor. İl Genel Meclisi’nin konuyu araştırmak üzere kurduğu komisyonun dün valiliğe sunduğu raporda da barajların imar izninin bulunmadığı ve çevreye verdikleri zarar göz önüne alınarak izin verilmesinin mümkün olmadığı vurgulandı.

Bölge halkının yaşadıklarını Taraf’a aktaran Pasur Doğal Çevreyi Koruma Platformu Sözcüsü Metin Kılıç, “Musluklarımızdan çamur akıyor” dedi. Kulp ve Şekran derelerinin arasına kurulmuş Kulp’ta su sıkıntısı çekildiğini anlatan Kılıç, şunları söyledi: “Kulp 1 ve Kulp 4 hidroelektrik santrallerinin yapımına 2006’a başlandı 2009 yılında faaliyete geçtiler. Birinin geçici, şartlı imar izni var, diğerinin hiç izni yok. Şartlı iznin koşulları da yerine getirilmedi bugüne kadar. Baraja gelen su hafriyat biriktiriyor. Bunları taşımak yerine boşaltıyorlar geceleri. Taşıma masrafından kurtulmak için. Orada yaşayan insanların tarlalarının bendleri yıkılıyor. Kanallardaki balıklar su seviyesi düştüğü için ölüyor. Balıklara cansuyu bile bırakmıyorlar. Hidroelektrik santrali yapıldıktan sonra çamur akmaya başladı musluklardan. Biz o suyu içiyorduk. Artık içilmiyor, uzaktaki çeşmelerden su taşınıyor. Ama halk mecburen çamurlu suyla yıkanıyor.”

Gül’den “hizmet” plaketi

Mağduriyetin yetkili makamlara bildirildiğini ancak işletmeci şirket Yıldızlar Grubu’na bir yaptırım uygulanmadığını ifade eden Kılıç, “Adamlar güçlüler. Ölü balıkların olduğu, çamurlu su Diyarbakır’a tahlile gidiyor. Temiz çıkıyor. Şikâyet edenler tehdit ediliyor. Ruhsat olmadığına dair belge var ama faaliyete devam ediyorlar. Bir de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Yıldızlar şirketine plaket verdi. Yatırımlarından dolayı, istihdam yarattığı için. O gün 1000 kişi istihdam edilecek denmişti. Şimdi 58 kişi çalışıyor. Musluklardan çamur akıyor. Ama onlar para kazanıyor.”