DİYARBAKIR’DA DİCLE NEHRİ ÜZERİNDE KURULMASI PLANLANAN ÜÇ YENİ HES PROTESTO EDİLDİ

etha-20131119-amed-doga-02_display

Türkiye’nin baraj ve hidro enerji politikası yeni tepkiler doğurmaya devam ediyor. Bu tepkilerin sonuncusu dün Diyarbakır’da yapılan kitlesel protesto gösterisiydi.

Dağkapı meydanında toplanan yüzlerce kişi, hem Dicle nehri üzerinde yapımı planlanan üç yeni hidro-enerji santrali ve baraj gölünü, hem de genel olarak Türkiye’nin baraj politikasını protesto ettiler. Göstericiler, yapımı hala devam eden Ilısu barajının durdurulması gerekirken, bunun yerine Kürdistan’da yeni barajlar inşa etmenin bir tür “kültürel soykırım” olduğunu söyleyerek, Türkiye hükümetini bu tavrından dolayı şiddetle kınadılar. Göstericiler, doğaya ve insanlara zarar veren bütün baraj ve HES projelerinin durdurulmasını da talep ettiler.

Bilindiği gibi Dicle nehri üzerinde yapımı sürdürülen Ilısu nehri hem Türkiye hem de Irak’ta yaşayan Kürtlerin tepkisini çekerken, aşağı akım bölgede yaşayan Arapların da yaşam alanlarını tehdit ediyor. Bu nedenle bölgede yaşayan insanlar protestolar yoluyla tepkilerini ifade ederken, Türkiye hükümetinin baraj ve HES politikası henüz değişmiş değil. Bölgede yaşayan insanların önemli bir kısmı, Türkiye’nin uyguladığı baraj ve HES politikasının sadece enerjiyle alakalı olmadığını, bundan daha fazla Irak’taki Kürt bölgesini kontrol etme arzusundan kaynaklandığına inanıyor.

Dicle nehri üzerinde yapımı planlanan üç yeni hidro-elektrik santrali ve baraj gölü, iki hafta önce Diyarbakır’da yapılan Ekopotamya Network konferansında da eleştirilmiş ve Türkiye, İran, Irak ve Suriye’den konferansa katılan üyeler, bu barajlara karşı olduklarını deklare etmiş ve bu projelerin iptal edilmesi gerektiğini belirtmişlerdi.

Diyarbakır Surları UNESCO yolunda

2013_01_31_1408Radikal Gazetesi/Musa ATAÇ
Bundan tam 12 bin yıl önce Diyarbakır’da Bismil’de Kurtik tepede yaşamın başladığını söyleyen Baydemir, “Diyarbakır halkının geçmişi 12 bin yıl öncesine dayanır. Amida Höyük dediğimiz bugünkü iç kale içerisinde bulunan höyüğün tarihi M.Ö. 6000 yıl öncesine yani neredeyse 8000 bin yıldır yaşamın hiç kesilmediği dünyanın nadir kentlerinden birinden bahsediyoruz” dedi. [Read more...]

Diyarbakır’da ilk HES’ler Kulp’u kuruttu

Şilan Özhan/Diyarbakır/DİHA

Doğa kırımında büyük rol oynayan HES’lerin son durağı Diyarbakır’ın Kulp ilçesi oldu. Kulp Çayı üzerinden yapılan ve Diyarbakır’da ilk olma özelliğine sahip HES’ler yaşamı çekilmez kıldı. HES-I ve HES-IV için yapılan yol yapımı, çayın geçtiği vadide ağaç bırakmadı. Çayın geçtiği vadi kurudu, canlılar bir bir öldü, içme suyu yerine musluklardan artık çamur akmaya başladı. Kulplular tepkilerini örgütlü göstermek için platform kurdu.

Kulp Çayında yapımlarına 2007 yılında başlanan ve biri 2009’da, biri de 2011’de tamamlanan ve üretime geçilen HES’lerin bölgede daha da artırılması düşünülüyor. Kulp Çayı üzerinde yapılan ve 150 milyon dolara mal olan HES’lerin bir benzeri de şimdi de Eskar Çayı ve Misur Deresi (Gelîye Billûr) üzerinde yapılması planlanıyor. Kulp’la yetinmeyen Yıldızlar AŞ şimdi de Isparta’da HES inşa ediyor. Kulplular ise HES’in zararlarından bihaber. Ancak tepkisiz de değiller. “Elektrik üretiyorlar ama suyumuzu kirletiyorlar. İlçemizin tek doğal güzelliği olan çayımızı böyle yok ediyorlar” sözlerle tepkilerini dile getiriyorlar. Doğa kırımına karşı seslerini yükseltmek isteyen Kulplu yurttaşlar, Pasur Doğal Çevreyi Koruma Platformunu (PADÇEK) kurma girişimi başlattı.

İLK ADIM BİLGİLENDİRME

Kuruluş toplantılarını gerçekleştiren PADÇEK’in sözcüsü Mekin Kılıç, öncelikli olarak yurttaşları HES konusunda bilgilendireceklerinin altını çizdi. Kılıç, bunun için çeşitli seminer ve paneller yapacaklarını söyledi. Kulp Çayının eski halini Munzur Çayına benzeten Kılıç, çay ve etrafında büyük oranda doğa tahribatının yaşandığını söyledi. İnsan ve hayvanların da zarar gördüğünü belirten Kılıç, şöyle konuştu: “İlk HES’in yapıldığı yerde yollar değişti. 150 küçükbaş hayvan çamurun içine gömülüp telef oldu. Buradan geçen bir mülteci arabası kayalıklardan düştü, 4 kişi yaşamını yitirdi” Kılıç, bazen insanların çayın içindeyken suyun çoğaldığını ve bu nedenle ölüm tehlikesi geçirdiklerine dikkat çekti.

‘HAFRİYAT DA ÇAYA ATILIYOR’

Kılıç, HES yapımına başlandığında insanların “iş vaatleriyle susturulduğuna” vurgu yaparak, verilen sözlerin bir bir yalan olduğunun ortaya çıktığını söyledi. Ne arıtma tesisinin kurulduğunu ne de Çevre Etki Düzenleme (ÇED) Raporunun halkla paylaşıldığını belirten Kılıç, HES şirketlerinin hükümetten destek aldığının altını çizdi. Kulp’taki HES’lerin diğerlerinden farkı olduğunu dile getiren Kılıç, “Buradaki fark, bizim HES yapılan çayın suyunu kullanıyor olmamızdır. Bizim evimize bu çaydan su geliyor” dedi. HES’in yapımı esnasında çıkan hafriyatın Kulp Çayına atıldığını ifade eden Kılıç, daha sonra da çay yatağını dolduran çamur ve tortunun suya atılarak devam ettiğine işaret etti.

Kulplular da musluklarından akan çay suyunun çamurlu olmasından yakındı. Kadın erkek, çocuk yaşlı demeden sabah akşam evlere çevre çeşmelerden ve camilerden su çekiliyor. Musluktan su içmemeye tepki gösteren Mehmet Emin Kartal adlı yurttaş, “HES diye bir şey yapmışlar. Onun yüzünden çayımız kurudu. Suyu bıraktıkları zaman gelen su da çamurludur. O çamurlu su da musluklarımızdan akıyor” dedi. HES’in ne olduğunu bilmediğini söyleyen Kartal, “Bir santral yapmışlar elektrik elde edilecekmiş. Çayın suyu kurudu, araziler susuz kaldı. HES’te elde edilen elektrikten de yararlanmıyoruz. Bu Ramazan ayında abdest alacak su bile yok” diye konuştu.

Bir diğer yurttaş Herdem Can da tepkisini, “Evdeki musluktan sadece çamur akıyor. Kendileri para kazanmak için baraj yapıyorlar. Onların derdini de biz çekiyoruz” sözleriyle ifade etti.

BELEDİYE BAŞKANI: DSİ’YE BAŞVURDUK

Kulp’un BDP’li Belediye Başkanı Mehmet Nesip Şimşek, ilçedeki su sorununun çözümüne ilişkin yeni projeler geliştirdiklerini belirtti. Şimşek, şöyle konuştu: “HES’in yapılması çayın kurumasına neden oldu. Bu bir doğa katliamıdır. Temiz su bulabilmek için yoğun çaba sarf ediyoruz. Başka bir çaydan su getirme projemiz var. Proje son aşamasındadır. Sorunun en kısa zamanda çözülmesi için ne gerekiyorsa yapacağız” Devlet Su İşlerinin belediyenin başvurusu üzerine çaya bir heyet gönderdiğini söyleyen Şimşek, “Çaydan incelemek üzere su aldılar. DSİ suyun tahlilini yaptıktan sonra sonucu HES’i yapan şirkete bildirecek. Şirket de ona göre tedbir almak zorunda” dedi.

Öte yandan iddialara göre, HES’in yapıldığı aşamada projeyi gerçekleştiren Yıldızlar AŞ’nin patronlarının, dönemin binbaşısı ile görüşerek, Kulp çevresinde bulunan korucuların HES’lerin güvenliğinden sorumlu olarak gönderilmesini istemiş.