Damokrasinin gölgesinde

imagesOkuduğunuz başlıkta herhangi bir yazım yanlışı yok. Yanlış olan, yaşam kaynağı sularımızın her geçen gün artan sayıda baraj ve Hidro Elektrik Santral (HES) tarafından kelepçelenip boğuluyor oluşu. Ne de olsa Türkiye’nin 2013 hedefleri arasında hidrolik potansiyelin yüzde yüz kullanımı var. Böyle bir hedef gerçekleşirse akan su diye birşey kalmayacak. [Read more...]

Soykırım barajına isyan et

Sertaç Kayar – Erdoğan Altan / Amed – Diha

Sulama amaçlı yapıldığı iddia edilen ancak bölgede “yıkım projesi” olarak ifade edilen Silvan Barajı’na yönelik köylüler kaygılı. Tarihi mekanları, tarım arazileri ve köyleri sular altında bırakacak baraj projesinin “güvenlik” amaçlı yapıldığı ortaya çıkarken, 1990’lı yıllarda yakılan ve “Köye Dönüş Projesi” kapsamında köylerine geri dönen yurttaşlar bu kez baraj ile ikinci kez sürgün edilmekle yüz yüze kaldı.

1996 yılında yakılarak boşaltılan LicÍ’ye bağlı Dehla ZirÍ (Çaylarbaşı) köyüne “Köye Dönüş” projesi, kapsamında geri dönen köylüler, bu kez baraj tehdidi altında. Köylerindeki Aşa Mağaraları’nın da sular altında kalacağını belirten bir başka kadın ise “Evimi eşyalarımızla birlikte yaktıklar. Eşlerimizin kanının hesabını verdiler de şimdi baraj mı yapacaklar. Canımızı aldılar, hayvanlarımızı aldılar. Kim ne derse desin ne yaparsa yapsın topraklarımızı terk etmeyeceğiz. Ölsek de terk etmeyeceğiz” diye konuştu. Köyleri yakıldığında 20 yaşındaki oğlu askerler tarafından alınarak öldürüldüğünü belirten Aynur Yolluk, “Köyümüzü yaktıklarında 20 yaşındaki oğlumu köy meydanında öldürdüler. Kadın ve erkekleri ayrı ayrı topladılar. 6 gencimizi alıp götürdüler. Baraj yapılmasını istemiyoruz. Bu topraklar için canımızı verdik. Asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Araziler su altında kalacak

Baraj suları altında kalacak Entak (Kabakaya) köyünden Nusret Kahraman ise barajla birlikte en iyi arazilerin su altında kalacağını belirterek, “Göçe zorlanacağız. Buranın dışında başka yerde yaşayamam” dedi. Nuri Senim ise “Ben de baraj yapılmasını istemiyorum. Bu yaşlı halimle nereye gideceğim. Elimizden geldiği kadarıyla izin vermeyeceğiz” dedi. Baraj suları altında kalacak olan bir diğer köy ise Matmur (Kalkanlı) Köyü. Köylülerden Mustafa Yıldız, köyün tameman sular altında kalacağını ifade ederek, “”Devlet ‘güvenlik’ adı altında köyü ve köyün çevresinin hepsini yaktı. Biz yine kendi imkanlarımızla geldik, köyü yeniden kurduk. Kamuoyu, çevre dernekleri, sivil toplum örgütleri, siyasetçi ve parlamenterlerin hepsine çağrı yapıyoruz, biz burada barajın yapılmasını istemiyoruz; göç etmek istemiyoruz. Kim ne yapabiliyorsa, bu barajın yapılmasına engel olsun” diye konuştu.

Buraları işgal edecekler

Köyün Muhtarı Mehmet Sönmez ise, barajın yapıldığı Fargin (Silvan) İlçesi’nden LicÍ ve Pasûr’a (Kulp) arasındaki üçgenin sular altında kalacağını belirterek şöyle dedi, “150’ye yakın köy ve onlara bağlı mezralar baraj suyu altında kaybolup gidecek. Bu toprağın tümü işgal edilecek. Bu topraklar yeniden işgal edilince bu insanlar göç edecekler, nereye gidecek, nasıl yapacaklarını bilmiyorum.” Baraj karşısında ne yapacaklarını bilmediklerini ifade eden Mehmet Sönmez, “Siyasetçilere, sivil toplum örgütlerine çağrı yapıyorum, köylerimiz sular altında kalmasın” dedi.