Ekopotamya Network’un 7. Konferansı Süleymaniye’de yapıldı

eko

Ekopotamya Network’un yedinci konferansı 25 Mart 2015’te, Irak Kürdistan’ının Süleymaniye şehrinde, Türkiye, İran, Irak ve Surîye’den gelen üyelerin katılımıyla gerçekleştirildi.

Konferansta, networkun çalışmalarının değerlendirilmesinin yanısıra ekolojik konularda çeşitli sunumlar da yapıldı. Yapılan sunumların başlıkları aşağıda yer almaktadır:

  1. Su ve Terörizm
  2. Mezopotamya’da Kum ve Toz Fırtınaları
  3. Suriye ve Rojava’daki Savaşta Suyun Rolü
  4. Irak’ta Su Krizi: Tehditler ve Çözümler
  5. Kanî Bil ve Daryan Barajı

Konferansta yapılan sunumlara Ekopotamya Network’un ingilizce  sayfası üzerinden ulaşılabilinir.

Ekopotamya Network yılda iki konferans düzenlemektedir. Bu konferanslardan bir Amed’de (Diyarbakır, Türkiye) diğeri is Süleymaniye’de (Irak Kürdistan’ı) yapılmaktadır.

HES ŞANTİYESİNE BASKIN

ercis-hes-santiyesine-baskin-340x297

VAN

24.08.2014 14:59:39

Zilan deresinde yapımı devam eden HES şantiyesi, HPG’li olduğu iddia edilen bir grup tarafından ateşe verildi.

Van’ın Erciş ilçesindeki Zilan deresinde halkın tepkisine rağmen yapımı devam eden HES inşaatında çalışanların kaldığı şantiye dün gece saatlerinde HPG gerillaları olduğu ileri sürülen bir grup tarafından ateşe verildi.

Konteynerler ve çeşitli ekipmanlar ateşe verilirken, daha önce de HPG üyeleri aynı şantiyede iş araçlarını yakarak, iki işçiyi alıkoymuştu.

Sivil toplum kuruluşları ve DBP yöneticilerinin arabuluculuğu sonucu işçiler Zilan’da HES şantiyesinin devam etmemesi şartı ile serbest bırakılmıştı.

EKOPOTAMYA NETWORK’UN 6. KONFERANSI DİYARBEKİR’DE YAPILDI

680x365cc-dyb-30-09-14-mezopotomya-ekoloji-konferans1                                                                              Amed-Sumerpark’ta gerçekleştirilen konferanstan bir görüntü.

Ekopotamya Network’un 6. konferansı Diyarbekir’de (Amed) yapıldı. Ekopotamya Network Türkiye, İran ve Irak’tan STK’ların katılımıyla 2011’de Diyarbakır’da kurulmuştu. Network’un Türkiye, İran ve Irak’tan 20 üyesi bulunmaktadır. Ekopotamya Network genel olarak ekolojik problemler, özel olarak da nehirlerin korunması konusunda çalışmalar yürütmektedir.

30 Eylül 2014 tarihinde Türkiye, İran ve Irak’tan üye grupların katılımıyla gerçekleştirilen konferansta çeşitli konular farklı başlıklar altında tartışıldı.

Konferansta networkun planlanmış çalışmalarının değerlendirilmesinin yanı sıra çeşitli sunumlarla göller, nehirler ve atmosferde oluşan kirlilik ile bunların canlı sağlığı üzerindeki etkileri değerlendirildi.

Konferansta, sunulan tebliğlerin derlenerek kamuoyu ile paylaşılması için de karar alındı.

Ekopotamya Network’un gelecek konferansı ise Şubat-2015 yılında Süleymaniye’de yapılacak.

 

 

DİYARBAKIR’DA DİCLE NEHRİ ÜZERİNDE KURULMASI PLANLANAN ÜÇ YENİ HES PROTESTO EDİLDİ

etha-20131119-amed-doga-02_display

Türkiye’nin baraj ve hidro enerji politikası yeni tepkiler doğurmaya devam ediyor. Bu tepkilerin sonuncusu dün Diyarbakır’da yapılan kitlesel protesto gösterisiydi.

Dağkapı meydanında toplanan yüzlerce kişi, hem Dicle nehri üzerinde yapımı planlanan üç yeni hidro-enerji santrali ve baraj gölünü, hem de genel olarak Türkiye’nin baraj politikasını protesto ettiler. Göstericiler, yapımı hala devam eden Ilısu barajının durdurulması gerekirken, bunun yerine Kürdistan’da yeni barajlar inşa etmenin bir tür “kültürel soykırım” olduğunu söyleyerek, Türkiye hükümetini bu tavrından dolayı şiddetle kınadılar. Göstericiler, doğaya ve insanlara zarar veren bütün baraj ve HES projelerinin durdurulmasını da talep ettiler.

Bilindiği gibi Dicle nehri üzerinde yapımı sürdürülen Ilısu nehri hem Türkiye hem de Irak’ta yaşayan Kürtlerin tepkisini çekerken, aşağı akım bölgede yaşayan Arapların da yaşam alanlarını tehdit ediyor. Bu nedenle bölgede yaşayan insanlar protestolar yoluyla tepkilerini ifade ederken, Türkiye hükümetinin baraj ve HES politikası henüz değişmiş değil. Bölgede yaşayan insanların önemli bir kısmı, Türkiye’nin uyguladığı baraj ve HES politikasının sadece enerjiyle alakalı olmadığını, bundan daha fazla Irak’taki Kürt bölgesini kontrol etme arzusundan kaynaklandığına inanıyor.

Dicle nehri üzerinde yapımı planlanan üç yeni hidro-elektrik santrali ve baraj gölü, iki hafta önce Diyarbakır’da yapılan Ekopotamya Network konferansında da eleştirilmiş ve Türkiye, İran, Irak ve Suriye’den konferansa katılan üyeler, bu barajlara karşı olduklarını deklare etmiş ve bu projelerin iptal edilmesi gerektiğini belirtmişlerdi.

Amedliler HES’e karşı yürüdü

 etha-20131119-amed-doga-04_display

Haber: ANF Haber

Mezopotamya Ekoloji Hareketi ve BDP Diyarbakır İl Örgütü, Dicle Nehri üzerinde bulunan Hevsel bahçesine yapılması planlanan HES’e karşı “Hes êdî bes” sloganıyla yürüyüş düzenledi. Yürüyüşte konuşan BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, Dicle nehrinin tarih boyunca özgür aktığını belirterek, sonuna kadar özgür akan Dicle’yi yaşatacaklarını söyledi.

Mezopotamya Ekoloji Hareketi ve BDP, Dicle Nehri çevresinde HES projesi yapılacağı gerekçesiyle projeyi protesto etmek için yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe BDP Genel Başkan Yardımcısı ve Muş Milletvekili Demir Çelik, ilçe belediye başkanları, partililerle birlikte yaklaşık 400 kişi katıldı. Dağkapı Meydanı’nda toplanan protestocular 500 metre uzaklıktaki Diyarbakır Surları’nın olduğu bölgeye yürürken, Türkçe ve Kürtçe, ‘Kürdistan’da doğa ve kültürel soykırıma geçit vermeyeceğiz’, ‘Tarihimize, kültürümüze doğamıza sahip çıkıyoruz’ yazılı dövizler taşıdı.

BDP Milletvekili Demir Çelik, Dicle Nehri’nin milyarlarca yıllık geçmişe sahip olduğunu belirterek, şöyle konuştu : “Milyarlarca yıldır Dicle Nehri özgür akmıştır, özgür akarken, insanlığı da, doğayı da, çevreyi de besleyerek akmıştır, öyle de akacak. Mezopotamya coğrafyasına hayat, can, kan vermiştir. Bize düşen bu hayatı sonuna kadar, sonsuza kadar yaşatmaktır, dirilmektir.”

Türkiye Başbakanı Erdoğan’ın, Amed’de ‘Kürdistan’ sözünü kullandığını hatırlatan Çelik, bu nedenle sevindiklerini anlatırken şöyle devam etti: ”Sayın Başbakan’ın telaffuz ettiği ‘Kürdistan’; Selçuklu’dan, Sultan Sancar’dan beri Kürdistan’dır. Hatta Türkler, Mezopotamya’ya, Anadolu’ya gelmeden, hatta Afrika’da, Avrupa’da, Amerika’da yaşam yokken Kürdistan’da yaşam vardı, yaşam olacaktır. Biz Kürt ulusal ittifakında, Kürdistan halklarıyla kendi öz yönetimimizle Rojava’da yaptığımız gibi öz gücümüze dayalı olarak gerçekleştireceğiz. Size rağmen kendimizi de, kentimizi de yöneteceğiz.”

- See more at: http://www.firathaberajansi.org/haber/69993/amedliler-hes-e-karsi-yurudu#sthash.CCyfGWho.dpuf

EKOPOTAMYA NETWORK BİLEŞENLERİ DİYARBAKIR’DA TOPLANDI

1375639_603917039673224_1501995921_n

Türkiye, İran, Irak ve Suriye’den baraj yapımına eleştirel yaklaşan gruplar 31 Ekim’de Diyarbakır’da bir araya gelerek Ekopotamya Network’un dördüncü konferansını gerçekleştirdi. Yeni üyelerin katılımının da gerçekleştiği konferansta networkun rutin çalışmalarının yanı sıra Dicle nehri üzerinde yapılması planlanan üç yeni hidro-elektrik santrali de değerlendirildi. Network bileşenlerinin tümüyle karşı çıktığı bu yeni baraj projeleri konferansın sonuç bildirgesinde de ağırlıklı yer buldu.

Bildirgenin Türkçesini aşağıdadır:

4. EKOPOTAMYA NETWORK KONFERANSI SONUÇ BİLDİRGESİ,

31 EKİM 2013, DİYARBAKIR

 

Ekopotamya Network’un dördüncü konferansı 31 Ekim 2013 tarihinde Diyarbakir’da yapıldı

Konferansta, Türkiye, İran, Irak ve Suriye’den gelen katılımcılar buluşup networkun çalışmalarını ve hedeflerini değerlendirdiler.

 

Konferansta, Ilısu barajının ardından Dicle nehrini riske eden yeni bir tehdit üzerinde duruldu. Bu tehdit, Dicle nehri üzerinde kurulması planlanan üç yeni hidro-elektrik santralı ve baraj gölüdür. Bu barajlardan biri Diyarbakır kent merkezine oldukça yakın mesafedeyken, diğer ikisi Dicle ilçesine yakındır.

 

Bilindiği gibi son on yılda Türkiye Cumhuriyeti hükümeti pek çok  yeni baraj ve hidro-elektrik santralı inşa etmeye başladı ve bu santraller farklı bölgelerde ciddi sorunlara ve tepkilere yol açtı. Ilısu barajının yaratacağı olumsuz etkiler ise zaten bilinmektedir. Hem Türkiye hem de Irak’ta binlerce insan Ilısu barajından direkt olarak etkilenecektir ve yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalacaklardır. Bunun yanında, barajlar nedeniyle Dicle nehrinde su kalitesi her geçen gün düşmektedir. Dolayısıyla, küresel ısınma, kirlilik, nehir üzerindeki mevcut barajlar derken, şimdi Dicle nehri üzerinde yapımı planlanan bu yeni barajların tehdidi ile karşı karşıyayız.

 

Bizler, Ekopotamya Network bileşenleri olarak, daha önceki baraj inşaatlarında olduğu gibi, Dicle nehri üzerinde yapımı planlanan bu yeni barajlara da şiddetle karşı çıkıyor ve bu planların uygulanmaması için  çaba göstereceğimizi declare ediyoruz. Mevcut durumda, insanların Dicle nehri üzerine kurulu barajlardan dolayı zaten ciddi sıkıntı yaşadığı göz önüne alındığında, nehir üzerinde yeni barajlar ve hidro-elektrik santralleri inşa etmek demek bir insan hakkı ihlali olduğu gibi doğaya karşı işlenmiş bir suçtur.  Bu nedenle, Türkiye, İran, Irak ve Suriye’de yaşayan insanlar olarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini şiddetle eleştiriyor ve Dicle nehri üzerinde yapılması planlanan bu üç yeni barajın iptal edilmesini istiyoruz.

 

Ekopotamya Network Bileşenleri:

 

IRAK:

1.Green Hand Organisation

2. Hawar Organisation for Supporting Syrian refugees

3. Civil Development Organisation

4. Kurd M.A.D

5. WDTO

6. Green Kurdistan Organisation

7. KYEO

8. Gayandn

9. Kurdistan Youth International Group

10. Nature Iraq

 

İRAN:

1. Alpin Club of Iran

2. Cenesta

3. Kariza

TÜRKİYE:

1.Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi

2.Pasur Doğal Çevreyi Koruma Girişimi)

3.Cilo Doğa Derneği

4. Ekoloji Derneği

5. EKO-JÎN

6. Cizre Kültür Koruma Girişimi

DİCLE NEHRİ İLE HEVSEL’DEKİ TALANA KARŞI YÜRÜYORUZ !

hevsel_bahceleri90a49328997b9704
Dicle Nehrinin Satılmasına, Hevselin Yapılaşmaya açılmasına ve HES’ lere İzin Vermeyeceğiz!
Kültürel öneme sahip Amed Kalesi ve Hevsel Bahçeleri’nin UNESCO Dünya Mirası listesine girmesi için 2012 yılından beri çaba sarfeden Amed halkının emeklerini ve tarihini yok etmek için kolları sıvayan DSİ ve Çevre Şehircilik Bakanlığı Dicle Vadisi’ni “Yapı Rezerv Alanı” olarak ilan etmesiyle beraber tarihi Hevsel bahçeleri; Dicle Nehri üzerine kurulacak üç Hidroelektrik santral (HES) projelerinin hayata geçmesiyle sular altına gömülerek tamamen yok edilmek isteniyor.
HES lerin Yapımı, Vadinin talanı ve yok edilmesi için birçok şirket başvuru yapmış, Amed’ in 5 bin yıllık geçmişe sahip hevsel bahçeleri ve Dicle vadisini yok etmesi için gerekli izinler DSİ tarafından ihalesi yapılarak verilmiştir. Dicle Vadisi’ndeki HES’lerden biri Hantepe Köyü civarında, diğeri Bismil, üçüncüsü ise yeni ulaşıma açılan Bağıvar Köprüsü civarında yapılacak. Bağıvar Köprüsü civarında yapılacak olan HES’in biriktirdiği suların tarihi On Gözlü Köprü’ye kadar şişmesi de bekleniyor.
HES Projelerinin sonuçlandırılmasıyla birlikte Dicle nehri 20 yıl içinde tamamen yok olacaktır. Bu 3 HES projesi Amed halkına da Amed e de hiçbir yarar sağlamayacak sadece bir şirketin ceplerini doldurmaktan öteye gitmeyecektir.
Amed e yatırım yapmak ve Enerji üretmekse niyetiniz, Güneşlenme açısından birinci olan Amed’in Güneşine yatırım yapın, doğa katili ve binlerce yıllık tarihimizi yok edecek HES Projelerine değil.

Onurlu Amed halkını yani sizleri bir kez daha tarihimize, kültürümüze yani yaşam alanlarımıza sahip çıkmaya çağırıyoruz.

· Kürdistan doğası, Dicle Vadisi Sahipsiz Değildir.

· Dicle nin Yakarışını Duyduk, Satılmasına İzin Vermeyeceğiz.

· Hevsel ve Dicle Vadisi Amed Halkınındır Sahip Çıkacağız.

· Tüm canlıların yaşam hakkı olan Dicle, Bir şirketin malı değildir.

· Amed’in damarlarında dolaşan Dicle Bizimdir.

Yürüyüş Güzergâhı: Dağkapı Meydanından Dicle Nehri köprüsüne
Yürüyüş Tarihi: 19 Kasım Salı
Yürüyüş Saati:13.00
Mezopotamya Ekoloji Hareketi

EKOPOTAMYA NETWORK BİLEŞENLERİ DİYARBAKIR’DA TOPLANDI

1375639_603917039673224_1501995921_n

Türkiye, İran, Irak ve Suriye’den baraj yapımına eleştirel yaklaşan gruplar 31 ekimde Diyarbakır’da bir araya gelerek Ekopotamya Network’un dördüncü konferansını gerçekleştirdi. Yeni üyelerin katılımının da gerçekleştiği konferansta networkun rutin çalışmalarının yanı sıra Dicle nehri üzerinde yapılması planlanan üç yeni hidro-elektrik santrali de değerlendirildi. Network bileşenlerinin tümüyle karşı çıktığı bu yeni baraj projeleri konferansın sonuç bildirgesinde de ağırlıklı yer buldu.

Bildirgenin Türkçesini aşağıdadır:

4. EKOPOTAMYA NETWORK KONFERANSI SONUÇ BİLDİRGESİ,

31 EKİM 2013, DİYARBAKIR

 

Ekopotamya Network’un dördüncü konferansı 31 Ekim 2013 tarihinde Diyarbakir’da yapıldı

Konferansta, Türkiye, İran, Irak ve Suriye’den gelen katılımcılar buluşup networkun çalışmalarını ve hedeflerini değerlendirdiler.

 

Konferansta, Ilısu barajının ardından Dicle nehrini riske eden yeni bir tehdit üzerinde duruldu. Bu tehdit, Dicle nehri üzerinde kurulması planlanan üç yeni hidro-elektrik santralı ve baraj gölüdür. Bu barajlardan biri Diyarbakır kent merkezine oldukça yakın mesafedeyken, diğer ikisi Dicle ilçesine yakındır.

 

Bilindiği gibi son on yılda Türkiye Cumhuriyeti hükümeti pek çok  yeni baraj ve hidro-elektrik santralı inşa etmeye başladı ve bu santraller farklı bölgelerde ciddi sorunlara ve tepkilere yol açtı. Ilısu barajının yaratacağı olumsuz etkiler ise zaten bilinmektedir. Hem Türkiye hem de Irak’ta binlerce insan Ilısu barajından direkt olarak etkilenecektir ve yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalacaklardır. Bunun yanında, barajlar nedeniyle Dicle nehrinde su kalitesi her geçen gün düşmektedir. Dolayısıyla, küresel ısınma, kirlilik, nehir üzerindeki mevcut barajlar derken, şimdi Dicle nehri üzerinde yapımı planlanan bu yeni barajların tehdidi ile karşı karşıyayız.

 

Bizler, Ekopotamya Network bileşenleri olarak, daha önceki baraj inşaatlarında olduğu gibi, Dicle nehri üzerinde yapımı planlanan bu yeni barajlara da şiddetle karşı çıkıyor ve bu planların uygulanmaması için  çaba göstereceğimizi declare ediyoruz. Mevcut durumda, insanların Dicle nehri üzerine kurulu barajlardan dolayı zaten ciddi sıkıntı yaşadığı göz önüne alındığında, nehir üzerinde yeni barajlar ve hidro-elektrik santralleri inşa etmek demek bir insan hakkı ihlali olduğu gibi doğaya karşı işlenmiş bir suçtur.  Bu nedenle, Türkiye, İran, Irak ve Suriye’de yaşayan insanlar olarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini şiddetle eleştiriyor ve Dicle nehri üzerinde yapılması planlanan bu üç yeni barajın iptal edilmesini istiyoruz.

 

Ekopotamya Network Bileşenleri:

 

IRAK:

1.Green Hand Organisation

2. Hawar Organisation for Supporting Syrian refugees

3. Civil Development Organisation

4. Kurd M.A.D

5. WDTO

6. Green Kurdistan Organisation

7. KYEO

8. Gayandn

9. Kurdistan Youth International Group

10. Nature Iraq

 

İRAN:

1. Alpin Club of Iran

2. Cenesta

3. Kariza

TÜRKİYE:

1.Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi

2.Pasur Doğal Çevreyi Koruma Girişimi)

3.Cilo Doğa Derneği

4. Ekoloji Derneği

5. EKO-JÎN

6. Cizre Kültür Koruma Girişimi

Ekopotamya Konferansı başladı

1375639_603917039673224_1501995921_n

Haber: Özgür Gündem

Ekopotamya Network Konferansı’nın 4’üncüsü Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi’nin ev sahipliğinde Amed’de (Diyarbakır) yapıldı. Sümerpark Sosyal Hizmetler binasında yapılan konferansa Türkiye’nin yanı sıra, Hewler, Süleymaniye, Bağdat, Tahran ve Rojava’dan çevre örgütü temsilcileri ve Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi aktivistleri katıldı. Konferansta açılış konuşmasını yapan Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi aktivisti Ercan Jan Aktaş, konferansın, barajlara, HES’lere karşı bir hareket olduğunu belirterek doğal su kaynaklarının kullanımı noktasında alternatif çalışmaları olduğunu söyledi. Aktaş, konferansın aynı zamanda 4 ayrı coğrafyada yaşayan Kürt halkının kendisini ifade ettiği bir “ağ” görevi gördüğünü dile getirdi. Açılış konuşmasının ardından bölge coğrafyasında yaşanan doğa katliamını içeren belgesel gösterimi yapıldı. Ardından basına kapalı devam eden konferansın ardından sonuç bildirgesi açıklanacak.

Dersim’e sadakat yürüyüşü yapıldı

etha-20130525-dersim-sadakat-11_display


ANF, 25.05.2013


“Dersim’e sadakat yürüyüşü” için Seyit Rıza Meydanı’nda toplanan binlerce Dersimli şiddetli yağmura rağmen “Munzur özgür akacak” dedi.

HDK Dersim İl Meclisi öncülüğünde ‘Dersim’e sadakat yürüyüşü’ gerçekleştirildi. Yürüyüşe onlarca siyasi parti, STK, dernek ve Dersim’de bulunan belediyeler destek verdi. Sabah erken saatlerinden itibaren halk yürüyüşün başlayacağı yer olan Seyit Rıza Meydanı’nda toplanmaya başladı. Yürüyüşün başladığı saate kadar da alanda binler toplanmaya toplandı. “Dersim’e sadakat için barajlara, siyanüre, mayınlara, karakollara ve doğanın yok edilmesine hayır”  pankartı arkasında kitle yürüyüşe geçti. Yürüyüşe BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, Dersim Belediye Başkanı Edibe Şahin, ilçe belediye başkanları, Barış Anneleri Aktivistleri ile 10 bine yakın kişi katıldı. Yürüyüşün başlaması ile birlikte şiddetli yağmur yağmaya başladı. Yağan şiddetli yağmura rağmen kitle artarak yürüyüşe devam etti. Yürüyüş boyunca sık sık “Dersim onurdur, onuruna sahip çık”, “Akacak Munzur özgür akacak”, “AKP şaşırma sabrımızı taşıma” sloganları attı. Yürüyüş boyunca da onlarca döviz taşınırken kitle büyük harflerle “Dersim’e sadakat” yazısını taşıdı. Beşiktaş Spor Kulübü’nün en büyük taraftar grubu Çarşı da “Barajlarını da, projelerini de, ellerini de çek Munzur’dan” ve “Altınlarımızı çıkarttırmayacağız, mayınları çıkar” pankartları ile yürüyüşe destek verdi. Ana Fatma’ya gitmeyi planlayan yürüyüşçüler, yağmurun şiddetinden dolayı Kemer Bel Köprüsü’nde yürüyüşü bitirdi.

Burada kısa bir konuşma yapan Tertip Komitesi Başkanı Av. Barış Yıldırım, “Bugün düşman Dersim halkının direnişini gördü. Dersim halkı yağmura rağmen kendisine dayatılan asimilasyonu yok edeceğini gösterdi. Dersim halkı kendi doğasında karakol, baraj, maden araması ve doğa tahribatını istemiyor. Halkın tüm itirazlarına rağmen devlet tarafından doğamız talan ediliyor. Bu talana karşı her zaman alanlarda olacağız. Bu Dersim’de bulunan ekolojik alanların dışında Milli Parkların içinde dahi maden aramaları yapılıyor biz bunu kabul etmiyoruz” dedi.

Şiddetli yağmurdan kaynaklı diğer katılımcılar konuşma yapamazken program sonlandırıldı. Kitle yağmura rağmen sloganlar eşliğinde kent merkezine doğru yürüyüşe geçti.