Diyarbakır Surları UNESCO yolunda

2013_01_31_1408Radikal Gazetesi/Musa ATAÇ
Bundan tam 12 bin yıl önce Diyarbakır’da Bismil’de Kurtik tepede yaşamın başladığını söyleyen Baydemir, “Diyarbakır halkının geçmişi 12 bin yıl öncesine dayanır. Amida Höyük dediğimiz bugünkü iç kale içerisinde bulunan höyüğün tarihi M.Ö. 6000 yıl öncesine yani neredeyse 8000 bin yıldır yaşamın hiç kesilmediği dünyanın nadir kentlerinden birinden bahsediyoruz” dedi.
Diyarbakır’ın dinamiklerine bakıldığında, geçirdiği evrelere bakıldığında cumhuriyet tarihinin başlangıç yıllarından itibaren Diyarbakır?ın tüm Ortadoğu coğrafyasının bir ekonomi şehri olduğunu belirten Baydemir, Bu dönemde Diyarbakır İstanbul ve Bursa?dan sonra gelen üçüncü büyük sanayi şehridir ? dedi. Gerek 70 -80 yıl önce uygulanan ekonomik politikalar sonucu gerek bölgede yaşanan çatışma ortamından dolayı Diyarbakır ekonomik endeksler itibarıyla 65. sıraya geriletildiğini ifade eden Baydemir, “Tam da bu noktada Diyarbakır dinamiklerinin yapmak istediği şey ekonomik ve sosyal kalkınma programını Diyarbakır’a uygulamaktır” şeklinde konuştu.

DİYARBAKIR AÇIĞA ÇIKARILMAMIŞ BİR KÜLTÜR HAZİNESİDİR

Diyarbakır?ın açığa çıkarılmamış ya da çıkarılmak istenmeyen bir saklı kültür hazinesi olduğunu söyleyen Baydemir, ?Diyarbakır?ın kaleleri, hanları hamamları, medreseleri ile hem inanç hem de kültürel açıdan muazzam bir potansiyele sahiptir. Biz geri bırakılmışlık kaderinin insan eliyle yaratıldığını ve gene bu kaderin insan eliyle büyük bir ekonomik kalkınama sürecinin de başlayabileceğine inanıyoruz? dedi.
Diyarbakır?ın surlarına sırtlarını dayamak istedikleri söyleyen Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanı Osman Baydemir, ?Neredeyse 5000 bin yıldır Diyarbakır surları, Diyarbakır halkını muhafaza etti. İnsanlık bu medeniyetleri muhafaza etti. Tam da bu noktada çabalarımız, arzumuz Diyarbakır?a dair fark yaratma projesi dünyada ve Türkiye?de ise bir farkındalık yaratma çabasıdır? dedi.

?DİYARBAKIR SULARININ UNESCO LİSTESİNDE YER ALMASI, BERABERİNDE BÖLGESEL KALKINMAYI DA GETİRİR?
Ekonomik ve sosyal kalkınmanın barıştan, barışın da ekonomik ve sosyal kalkınmadan ayırt edilemeyeceğini söyleyen Baydemir; ?Ekonomik ve sosyal kalkınma eş başlılıkla ele alınmalı? dedi. Türkiye?nin en az gelişmiş yerlerine baktığımızda gelişmemiş 21 ilin 18?i ülkenin doğusunda, Kürtlerin yaşadığı yerler olduğunu söyleyen Baydemir, ?Bu durum iklimsel koşullarla, coğrafyayla açıklanamaz. Hele bu bölgelerde yaşayan insanlarımızın çalışkan olmamasıyla asla açıklanamaz. Bu bir ekonomik politikadır ? dedi.
Diyarbakır?ın eşi benzeri olmayan, dünyanın ortak kültürel mirası olduğunu belirten Baydemir, ? Bugüne kadar Diyarbakır?a turizm açısından yeteri kadar katkı sunulsaydı, sadece Diyarbakır?ı değil bütün bölgeyi besleyebilecek bir ekonomik girdiyi de beraberinde getirecekti. Biz tam da bu alanda yanlış bir ekonomik politikayı ortadan kaldırma çabası güdüyoruz? şeklinde konuştu.
Diyarbakır Surları?nın UNECSO kültürel miras listesinde hak ettiği yeri almasıyla birlikte bölgede bir istihdam oluşacağı, söyleyen Baydemir; ? Şu an bölgede yaşayan nüfusumuzun %65?inin düzenli işi yok. Turizm her şeyden önce bir istihdamdır. UNESCO kültürel miras listesinde hak ettiğimiz yeri almamız, surların restorasyon çalışmalarının hızlanması anlamına gelir, aynı zamanda bütün tarihi değerlerin açığa çıkması, yani höyüklerinin kazınmasının önünün açılması anlamına gelir. Ulusal ve ulusal arası düzlemde hibe programlarının kapısının Diyarbakır?a açılacağı anlamına gelir. Diyarbakır?da daha fazla otel, daha fazla restoranın açılması anlamına gelir. Bu da esnafın kazanması demektir. İstihdamın artması demek alım gücünün artması demek. Bu da ekonomik döngünün hızlanması demektir. Diyarbakır?a gelen turist sadece Diyarbakır?a değil, Mardin?e Adıyaman?a, Batman?a, Urfa?ya da gideceklerdir. Aynı zamanda bu proje, bir bölgesel kalkınmayı da beraberinde getirecektir? dedi.

TURİZM AYNI ZAMANDA BARIŞ PROJESİDİR

Toplumda bir önyargının oluştuğunu, bir yabancılaşmanın gerçekleştiğini söyleyen Baydemir; ? Türkiye?nin batı yakasının doğu yakasına bakışında, tam da bu noktada iç turizm insanlarımızın, Türk?ün, Kürd?ün, Arab?ın, Laz?ın, Ermeni?nin birbirine dokunması anlamına gelir. Ülkenin batı yakasından biri Diyarbakır?a geldiğinde, Diyarbakır?a dokunduğunda, temas kurduğunda dünyası değişiyor. Diyorlar ki; ?Nasıl da olur biz bilmiyorduk, biz yanlış biliyorduk, biz haksızlık etmişiz.? Bu manada turizm bir barış projesidir. Önyargıları yıkma, barışı inşa etme sürecidir? şeklinde konuştu.
Ülkenin batısında yaşayan tüm insanları Diyarbakır?a davet eden Baydemir;? Diyarbakır surları sırlarını paylaşıyor. Diyarbakır’a dokunmalarını tavsiye ediyorum dedi.

Speak Your Mind

*